İTÜ Electric Vehicle Ekibi Akademik Danışmanı

Dr. Öğr. Üyesi Derya Ahmet Kocabaş:

“Sektöründe öncü bir kuruluş olan Zorlu Enerji’nin desteği bizim için çok anlamlı!”

2014 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde elektrikli araç teknolojilerini geliştirmek amacıyla kurulan İTÜ Electric Vehicle (EV) Ekibi, tamamı gönüllü öğrencilerden oluşuyor. Yüzde 100 elektrik enerjisi ile çalışan, motor ve batarya hariç her parçası ekip tarafından geliştirilen araç, bugüne kadar yurt içinde ve yurt dışında katıldığı birçok yarışmada ülkemizi başarıyla temsil etti. Zorlu Enerji’nin de sponsorları arasına katıldığı İTÜ EV’nin ilham veren çalışmalarını, ekibin akademik danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Derya Ahmet Kocabaş anlattı.

Öğrencilerden oluşan, dinamik bir ekip ile hem doğa dostu hem de verimliliği yüksek araçlar üretmek nasıl bir duygu? Gençlerin heyecanı ve takım ruhu ile çalışması motivasyonu ve yaratıcılığı nasıl etkiliyor?

İTÜ EV Ekibi olarak TEKNOFEST ve Shell Eco-Marathon Yarışlarına katılıyoruz. Bu yarışlar için özel kural ve statülerine uygun araçlar tasarlıyoruz. Ülkemizi ve üniversitemizi Fransa’da Le Mans ve Paris’te, İstanbul’da uluslararası yarışlarda temsil ettik. 2020 ve 2021 Avrupa final yarışlarına kabul aldık, ancak bu yarışlar pandemi sebebi ile yapılamadı. Bataryalı, elektrikli şehir içi tip araç kategorisinde yarışıyoruz. Bu sene TEKNOFEST’te İTÜ’yü bu kategoride ilk defa temsil edeceğiz. Hedefimiz her zaman olduğu gibi güncel zirveye ulaşmak. Bütün işleri yüklenen üç alt ekibimiz var: Elektrik, Mekanik ve Organizasyon Ekipleri. Takım kaptanımız da bu üç ekibin koordinasyonunu sağlıyor. Ayrıca bir mekanik danışmanımız var. Şimdiye kadar irili ufaklı çok sayıda sponsordan teknik destek, malzeme ya da işçilik desteği aldık. Bu sene İTÜ Rektörlüğü de bizden hiçbir desteği esirgemedi ve yolumuzda güvenle yürüyebildik. Yakın zamanda Zorlu Enerji de destekçilerimiz arasına katıldı. Umarım uzun soluklu bir birliktelik olur. Ekibimizde yaklaşık 30 üyemiz var ve bu öğrencilerimiz 5 fakültede 11 bölüme dağılmış durumda. Mezun olan arkadaşlardan dolayı sürekli bir öğrenci devinimi mevcut. Bu sebeple takımın bilgi aktarımını doğru bir şekilde sağlaması ve gerçekten dinamik kalması gerekiyor.

Burada özverili bir çalışma yürütülüyor. Ortaya çıkan ürün, sıfırdan planlanmış ve her parçası takımın emeğini yansıtan bir ürün. Özgün bir tasarım yapmak zorundasınız. Bir araba yaptık, batarya ve motor taktık, düğmeye bastık, yola çıktık gibi bir durum söz konusu değil. Ekip 2014 yılında ağırlıklı olarak Makine Fakültesi öğrencileri tarafından kurulmuş ve bir mesafe kat edilmiş. Ben son beş yıldır takımın başındayım. Şu ana kadar iki ayrı üst gövde, üç alt gövde tasarımı, üç elektik motoru, çok sayıda sürücü devre ve iki batarya paketi ile çalıştık. Halen iki ayrı araç tasarımımız üretimde. Bunlar ağırlıkla ekibimizin tasarımı. Sıfırdan hayal edip bir ürünü ortaya çıkarmak çok emek isteyen bir iş ve her bileşen için ayrı ayrı düşünmek, planlamak, gerektiğinde değiştirmek ya da uyarlamak gerekiyor. Pandemi sürecinde kapanma ve uzaktan eğitim, çalışmalarımızı çok etkiledi doğal olarak. Çünkü bizi biz yapan laboratuvarda yaptıklarımız, bozduklarımız ve geliştirdiklerimiz. Birbirimize bilgiyi devrettiğimiz ve takımın akışını sağladığımız yer, yuvamız laboratuvarımız.

Biz bu çalışmaları yaparken sadece doğayı ve dünyayı kurtarıyoruz gözüyle bakmıyoruz. Bizim yaptıklarımız aslında okyanusta bir damla. Tabii böylesine zorlu bir dönemde, üretilip üretilmeyeceği bile kesin olmayan bir ürün için takımı odaklayabilmek çok zordu, bunu başardık. Ağır ders, ödev, proje ve sınav yüküne rağmen, ekibimiz zaman zaman tökezlese de yoluna devam etti. Her soruna yeni bir çözüm üretmek, bazen bırakın B planını, Z planına bile gitmek gerekti. Gerçekten çok detaylı bir proje yönetiminin parçası oluyor öğrencilerimiz. Bu deneyimi elde eden mezunlarımız, emsallerinden farklı bir donanıma sahip oluyor. Daha mezun olmadan, şu anda 3’üncü sınıfta olup özel sektörde çalışmaya başlayan öğrencilerimiz var. Bu dönemin gençleri bizlerin gençliğinden çok farklı. Onları anlamak ve doğru yönlendirmek gerekiyor. Bunu yapmazsanız başarıyı yakalamak imkânsız. Yaratıcılıklarını törpülememek gerekiyor. Bugün birinci sınıfta olup, sektörün ihtiyaç duyduğu programları koşturabilen, analiz yapabilen öğrencilerimiz var ve yeteneklerini geliştirerek inanılmaz işler çıkartabiliyorlar. Bu yüzden ben de kendimi şanslı görüyorum.

Başarının sırrı heyecan, dinamizm ve özveri!

Gençlerin heyecanı ve dinamizmi ile ilgili örnek verilebilecek çokça olayımız var. Takımımız özel yarışmalara katıldığı için özel kurallar geçerli. Süreniz ise çok kısıtlı, sadece belirli bir zaman çizelgesinde yarışmanız gerekiyor. Ekibin ilk katıldığı İstanbul’daki bir yarışta teknik bir sıkıntı yaşadık. Ancak atölye ortamında giderebileceğimiz bir sorundu. Arızayı laboratuvarımızda gidermek ve ertesi gün dönmek zorundaydık. Aracı söktükçe, tahminimizden başka yerlerde de sorun olduğunu gördük. Zincirleme bir onarım gerekti. Bütün geceyi atölyede geçirdik. O an çalışmayanlar dönüşümlü uyudu, kimi yer bulamayıp sınıflara gitti, sıralarda uyudu. Sabah olduğunda, aracın pist açılmadan nakledilmesi gerekiyordu. Bu yüzden son tamirleri yarış alanında yapmak gerekti. Pazar sabahı elektronik eleman satan üç ayrı semtteki üç ayrı dükkânı açtırarak parça temin ettik ve öğlene kadar tüm sorunlarımızı aştık. Piste çıkmayı başardık. Bu sırada sorun yaşayan başka takımlara da birçok yardımımız oldu.

2014 yılından bu yana, İTÜ EV olarak elektrikli araç teknolojileri geliştiriyorsunuz. Bu süreci en başından bugüne değerlendirirseniz, sizce nasıl bir gelişme kaydedildi?

Araçlarımızı, kullandığımız diğer araçlar gibi düşünmeyin. Konfor yönünden bir hedefimiz yok. Amacımız, aynı yarışı daha kısa sürede, daha az enerji tüketerek bitirmek. Daha önce de söylediğim gibi, şu an üzerinde çalıştığımız aracımız ilk aracımız değil. İlk üretimlerde daha temsil ve maliyet odaklı oluyorsunuz. “Önce bir yapalım da gerisi gelir!” diyorsunuz. Takvimin de sıkışıklığına bağlı olarak en iyi çözümü değil, o an için en uygun çözümü buluyorsunuz. Örnek vermek gerekirse, ağır gövdenin dezavantaj olduğunu biliyorsunuz; ancak daha hafifini üretmek için bütçe, üretecek yer, malzeme gibi gereksinimlere ulaşamıyorsanız bunu uygulamanız mümkün olmayabiliyor. Bu sebeple ilk alt gövdemiz metal malzeme ile üretilmişti. Sonra bulduğumuz sponsor desteği ile alt gövde karbon fibere dönüştürüldü. Daha sonra yarış standartları değişince, farklı boyutlarda yeni bir gövde tasarlamamız gerekti. Bu konuda çalışmalarımıza hız verdik, ancak araya pandemi girince tıkandık. Shell Finalleri ertelenince tüm emeğimizi TEKNOFEST için tasarladığımız araca yönlendirdik.

Yeni aracımız kurallar gereği iki kişilik ve 2,8 m boyunda. 130 kg civarında bir ağırlık tutturmak hedefindeyiz. 3 boyutlu tasarımı ve rüzgâr ön testleri ekibimizce gerçekleştirildi. Üretime yönelik değişiklikler için mezunlarımızdan, üretici firmalardan destek aldık. Alt gövdemiz ve koruyucu kafesimiz hafif alüminyum profillerden, üst gövdemiz ise tamamen karbon fiberden olacak. Malzemesi yerli üretim. Elektrik motoru ekibimiz tarafından tasarlandı; elektromanyetik, ısıl ve mekanik analizlerimizi ekibimiz gerçekleştirdi. Sürücü devre, batarya şarj devresi ve diğer yan devreler de tamamen ekibimizin tasarımı. Sürücü devre yazılımları da ekibimiz tarafından hazırlandı. Araçta batarya, motor ve yazılım bazında olan biten her şeyi uzaktan izleyip sürücümüzle irtibat halinde olabiliyoruz. Motor gücümüzü artırdık, bataryamızı da değiştirdik. Bataryamızın hücreleri yerli bir firma tarafından sağlandı. Kısaca, araç boyutlarımızı ve tüm alt tasarım bileşenlerimizi yeni yarış standartlarına uygun bir şekilde değiştirdik ve geliştirdik. Bu bize aracımızın toplam verimini artırma şansı verdi. Böylelikle aynı batarya kapasitesi ile daha uzun menzile ulaşabileceğiz. Araç testlerimiz tamamlanınca yurt dışında yarışacak aracımızı üretmeye başlayacağız.

Projenin gelişmesi ve istenilen düzeye getirilmesi noktasında sponsorluk desteklerinin önemi nedir? Bu kapsamda Zorlu Enerji’nin sponsorluğunu nasıl değerlendirirsiniz?

İlk başlarda sadece temsil amacı güdülse de, zaman içinde edinilen tecrübe ile artık hedef büyüttük ve üst düzey başarı hedeflerimiz var. Bu sebeple, bazen performansı maliyetin üstünde tutuyoruz. Ayrıca tek bir araç üretildiğinden birim maliyeti doğal olarak yüksek. En büyük avantajımız, tasarım faaliyetlerimizin tamamının kendi bünyemizde yapılması. Buradan büyük tasarruf sağlıyoruz. Çünkü profesyonel firmalar, öğrencilerimizin yaptığı işler için binlerce dolar talep edebiliyor. Üniversitemizin bütçesi belli ve bizim dışımızda daha birçok proje, çalışma ve öğrenci takımı var. Bu sebeple bütçelerimiz kısıtlı. Çokça sponsor desteğimiz var. Sponsor desteği olmadan hiçbir üniversite ve takım bu yarışmaların altından kalkamaz. Burada işin içine sosyal ve mesleki ağlar giriyor; mezunların aidiyet duygusu giriyor; alanının lider kuruluşları giriyor, Zorlu Enerji gibi. Teknik malzeme üreten firmalar malzeme yardımı yapıyor. Ya da sponsorlarımız ihtiyacımız olan diğer malzemeleri temin edip bize ulaştırıyor. Mevzuat gereği finansal yardımları İTÜ Vakfı bünyesinden şartlı bağış olarak alabiliyoruz. Ama maliyetleri oluştururken öngöremediğimiz masraflarınız da oluyor. Örneğin pandemi süresince yurtlar kapatıldı ve takım üyelerimize özel izinle konaklama sağlamak zorunda kaldık. Bu öğrencilerimizin çoğunun yurt ücretlerini destekçilerimiz ödedi. Böylece öğrencilerimiz de sağlık önlemlerini alarak laboratuvarda uzun süre çalışma imkânı buldular.

Arabanın kendi maliyeti dışında, ilk başta aklınıza gelmeyen teknik masraflarla da karşılaşabiliyorsunuz. Örneğin sürücülerimiz gerçek yarış arabası kıyafetleri giyiyorlar ve bunlar çok pahalı. Yarışmalara katılmanın da bir maliyeti var. Aracımızın ve aletlerin nakliyesi, seyahat, konaklama ve günlük masraflar çok yüksek tutarlara ulaşabiliyor. Artık takım olarak faaliyetlerimizi başlangıç noktasından çok ötelere taşıdığımızdan, sponsorlarımız konusunda seçici davranmaya çalışıyoruz. Prestijli ve sektöründe öncü firmalarla çalışmayı tercih ediyoruz. Bize yapılan desteğin miktarından çok, tüm taraflara sağladığı faydaya, getirdiği iş birliklerine ve bizim destekçimize neler sağlayabileceğimize odaklanıyoruz. Bu kapsamda sektöründe öncü olan Zorlu Enerji’nin desteği çok anlamlı. TEKNOFEST kapsamında Altın Sponsorumuz olan Zorlu Enerji ve desteğinin karşılığını altın gibi başarılarımızla geri döndürmek istiyoruz. Şirketinize bir kez daha teşekkür ediyoruz.

“Sponsor desteği olmadan hiçbir üniversite ve takım bu yarışmaların altından kalkamaz. Burada işin içine sosyal ve mesleki ağlar giriyor; mezunların aidiyet duygusu giriyor; alanının lider kuruluşları giriyor, Zorlu Enerji gibi.”

Şu anda proje takımı olarak gündeminizde neler var? Önümüzdeki döneme yönelik planlarınız neler?

Takımımız bu sene bir prototip üretimi gerçekleştirdi ve asıl yarışacak TEKNOFEST aracının üretimi devam ediyor. Hedefimiz bir an önce tüm sistem bileşenlerini bir araya giderip gizli sorunları tespit etmek ve iyileştirmelerle performansımızı yukarı çekmek. Yarış takvimine göre arada tamamlamamız gereken zorunlu faaliyetler de var, rapor ve video çekimi gibi. Bu faaliyetlerden alacağımız puanlar da genel başarı ortalamasına katılacak. Yarışa tam anlamıyla hazır olduğumuza kanaat getirdikten sonra, hızla 2022 Shell Avrupa Finalleri’ne hazırlanacağız. Hedefimiz 2022 Londra Yarışları’nda Avrupa’da sesimizi duyurmak.

Temiz enerji kullanımı noktasında ülkemizde ve dünyada yapılan çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Dünyamızın geleceği adına elektrikli araçlar nasıl bir rol üstlenecek?

Temiz enerji konusunda dünyaya hak ettiği değeri ve önemi maalesef vermiyoruz. Devletler bu konuda samimi iş birliği yapmak zorunda. Karbon emisyonunu azaltıcı tedbirler bazen göstermelik olabiliyor. Denizlerimizdeki durum ortada, ölme noktasına geldi. Doğayı kendisi ile baş başa bırakmadığımız için onu öldürüyoruz. Temiz enerji de işin bir boyutu. Atmosferi kirletmeden, her daim var olacak temiz kaynaklarla bu işi daha yaygın yapmamız gerekli. Bunun için ülke politikaları geliştirilmeli. Enerji etütlerimize uygun kaynak planlaması yapılmalı. Enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmalıyız. Bizden daha kuzeydeki Almanya, daha az güneşle bizden daha fazla enerji üretiyorsa, bu tesadüf değildir. Doğaya sahip çıkmazsak çocuklarımıza bırakabilecek sağlık bir dünya kalmayabilir.

Elektrikli araçlar burada büyük bir rol üstlenecek. Yüksek verimli elektrik motorları ve sürücü devreleri , kaynaklarımızı yanmalı motorlardan daha etkin kullanmamızı sağlayacak. Çünkü elektrik motorlarının yüzde 90’ın üzerindeki verimi, yanmalı motorlarla asla kıyaslanamaz. Şehir içi taşımacılıkta mutlaka elektrikli raylı sisteme geçmemiz, ülkemizde raylı taşımacılığı teşvik etmemiz gerekiyor. Daha sessiz, daha etkin, daha güvenli, daha konforlu yolculuklar sunmak, etkinleştirilmiş elektrikli toplu taşımacılık ve etkin insan trafiği akışı ile şehirlerimizi rahatlatmamız mümkün. Elektrikli araçların her alanda geleceğin taşıtları olacağı tartışmasız bir gerçek.