Zorlu Tekstil

akıllı tekstil yatırımlarına

hız verdi

Zorlu Holding Tekstil Grubu Başkanı Necat Altın, yaptığı online basın toplantısı ile grubun önümüzdeki döneme yönelik büyüme planlarını açıkladı.

Altın, Zorlu Tekstil Grubu’nun uzun yıllardır teknik ve akıllı tekstillere yaptığı yatırım ve antibakteriyel ve antiviral ürünlerdeki tecrübesi ile, dünya sağlık sektöründeki akıllı tekstil ürünleri talebine hızlı bir şekilde cevap verecek üretim ve inovasyon kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Kontrollü sosyal yaşam döneminde de yatırımların süreceğini açıklayan Altın, 65 milyon dolara yakın bir yatırımın planlandığını ve buna paralel olarak üretim tesislerinde istihdam artışına da gidileceğini söyledi.

Avrupa’nın en büyük entegre polyester iplik üreticisi Korteks ve ev tekstili üretiminin küresel oyuncularından biri olan Zorluteks başta olmak üzere 14 şirketiyle yeni nesil tekstilin öncülüğünü yapan Zorlu Tekstil Grubu, akıllı tekstil alanındaki bilgi ve tecrübesini sağlık sektörüne de taşıyor. Halihazırda Amerika başta olmak üzere birçok gelişmiş ülke pazarına ihracat yapan Grup, bu alandaki ürün yelpazesini de günden güne geliştiriyor.

Sürdürülebilirlik odaklı olarak teknik tekstile ve bunlar içerisinde katma değeri en yüksek alan olan akıllı tekstillere uzun yıllardır yatırım yaptıklarını ifade eden Zorlu Holding Tekstil Grubu Başkanı Necat Altın, sahip oldukları Ar-Ge gücü ve inovasyon kapasitesiyle, başta sağlık olmak üzere farklı sektörlerin akıllı ürün ve çözüm taleplerine cevap vermeye hazır olduklarını belirtti.

“Ar-Ge ve inovasyon gücümüze güveniyoruz!”

Isıya ve neme duyarlı, hava geçirgenliği yüksek, aynı zamanda antibakteriyel ve antiviral özelliklere sahip iplik ve kumaşlarıyla güvenlik, savunma sanayi, sağlık, otomotiv ve ev tekstili başta olmak üzere pek çok sektöre akıllı tekstil ürünleri sunduklarını belirten Necat Altın, sözlerine şöyle devam etti:

“Ar-Ge gücümüze ve inovasyon kapasitemize güvenerek çıktığımız bu uzun soluklu yolculukta edindiğimiz bilgi birikimi ile, pandemi döneminde olduğu gibi değişen dünyanın ani taleplerine çevik bir şekilde çözümler üreterek hızlı bir şekilde aksiyon alabiliyoruz. Bu dönemde hastane ve sağlık tekstiline odaklanarak, bütün gücümüzü buna yönlendirerek kendi yol haritamızı revize ettik. Bugünkü öncelik sağlık sektörü oldu, yarın savunma sanayi, güvenlik ya da giyilebilir teknolojiler olabilir. Güvenlik güçlerinin üniformalarından antibakteriyel çarşaf ve nevresime kadar pek çok ürünle bunun ilk örneklerini verdik. Bundan sonraki dönemde de farklı talepler olduğu zaman, yine güvendiğimiz tek şey Ar-Ge ve inovasyon gücümüz, bu alandaki birikimimiz ve know-how’ımız olacak.”

“Dünya perakende devlerinin inovatif iş ortaklarından biriyiz!”

Kullanıcı deneyimine odaklanan bir üretim anlayışına sahip olduklarını dile getiren Necat Altın, antibakteriyel çarşaf ve nevresim dahil birçok akıllı tekstil ürünüyle yıllardır hastanelerin ve sağlık sektörünün yanında olduklarını, son dönemde bu alana daha fazla odaklanarak dünya perakende devlerinin inovatif iş ortaklarından biri olmayı sürdürdüklerini belirtti. Necat Altın, sözlerini şöyle sürdürdü:

DRY TOUCH® adını verdiğimiz terletmeyen ve nefes aldıran teknik tekstil kategorisindeki kumaşlarımızla aylık 3 milyon adet maske üretim kapasitesine sahibiz. Antibakteriyel maskenin yanı sıra antiviral maske de üretiyoruz. Şu anda ihracatımızın yüzde 10’u maske satışından geliyor. Halihazırda Marks & Spencer markası için İngiltere’ye 5 milyon adet antibakteriyel maske ihracatı gerçekleştirdik. Zorluteks fabrikamız ISO 13485 Tıbbi Cihazlar Kalite Yönetim Sistemi ve TSE Güvenli Üretim Belgesi aldı. Sahip olduğumuz know-how ile önümüzdeki dönemde tulum, maske ve hastanelerin yanı sıra ev tekstiline yönelik yeni ürünler sunmaya devam edeceğiz.”

“Antiviral nevresim ve perde gibi ev tekstillerini üretebilecek durumdayız.”

Dünya sağlık sektöründeki akıllı tekstil ürünlerine yönelik portföyü genişletmeye devam ettikleri dile getiren Necat Altın, “Bugün artık Avrupa’ya antibakteriyel kumaş satıyoruz. Sahip olduğumuz bilgi ve tecrübe ile antiviral nevresim ve perde üretme kapasitemiz de bulunuyor. İngiltere’ye havayı temizleyen perde satışı yapmaya başladık. Ayrıca Erciyes Üniversitesi ile birlikte antibakteriyel ve antiviral apre geliştirilmesi konusunda işbirliği içindeyiz. Erciyes Üniversitesi bilim insanları nano-teknolojik çalışmalar sonunda nano-gümüş etkenli bir dezenfektan üreterek, salgınla ve diğer zararlı mikroorganizmalarla mücadelede güçlü bir koruyucu geliştirdi. Hızlı ve uzun süre kalıcı etkisi olan, aynı zamanda içinde çevreye zararlı madde ve bileşenler bulunmayan bu koruyucu madde, Türkiye’nin tek vegan belgeli koruyucusu olma özelliği de taşıyor.

Biz de Zorluteks olarak, Erciyes Üniversitesi ile yaptığımız iş birliği kapsamında, bu aprenin hem ev tekstili hem de maske kumaşları üzerine uygulanma yöntemleri ve yıkama dayanımının geliştirilmesi üzerine çalışmalar yapıyoruz. Covid-19 ile birlikte bu süreçte hastanelerde kullanılan ürünlerin de antibakteriyel ve antiviral olarak değişmeye başlayacağı öngörüsüyle hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Ayrıca ev içi kullanımına yönelik olarak da yıkanabilir özellikli antibakteriyel nevresim takımı, seyahat tipi kolay taşınabilir ürünler ve tek kullanımlık Kullan-At ürün grubunu satışa sunduk,” şeklinde konuştu.

“Kontrollü sosyal yaşam döneminde 65 milyon dolara yakın bir yatırım planlıyoruz!”

Necat Altın, pandemi sürecinde hem iç pazarda hem de ihracat pazarlarında yaşanan daralmaya rağmen, kontrollü sosyal yaşama geçişle birlikte hem ihracat hem de iç pazarda çok hızlı bir toparlanma dönemine girdiklerini ve ciro olarak 2020’yi geçen yıla göre yüzde 10-15 büyümeyle kapatmayı hedeflediklerini belirtti. Avrupa’daki hızlı toparlanmaya dikkat çeken Altın, “Bu gelişmelerden aldığımız cesaretle Korteks’te 50 milyon dolarlık bir yatırımı devreye almaya karar verdik. Ayrıca Zorluteks bünyesinde 15 milyon dolara yakın bir bütçeyle endüstri 4.0 ve modernleşme yatırımlarımız devam edecek. Bu yatırımlarla birlikte, böyle olağanüstü koşulların olduğu bir dönemde ilave istihdam sağlayabileceğiz,” şeklinde konuştu.

Tekstil sektörünün geleceğinin inovasyona dayalı yeni nesil tekstil yatırımlarında olduğunu ve Zorlu Grubu olarak bunu erken dönemde keşfetmenin olumlu etkilerini pandemi sürecinde çok daha açık bir şekilde gördüklerini söyleyen Altın, sözlerine şöyle devam etti:

“Halihazırda ciromuzun yaklaşık yüzde 20’sini oluşturan akıllı ve sürdürülebilir tekstilin ciromuzdaki payını 2025 yılında yüzde 50’ye yükseltmeyi hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda sadece akıllı tekstil ürünleri üretmekle kalmıyor, tüm üretim ve iş süreçlerimizi de akıllandırıyoruz. Bugün hammadde, proses yönetimi ve ürün tabanlı birçok yenilikçi ve sürdürülebilir çözümle sadece Türkiye’de değil, dünyada da sayılı şirketlerden biriyiz. Bir süre önce Zorluteks ve Hometeks fabrikalarımızda STeP, “Sustainable Textile Production” (Sürdürülebilir Tekstil Üretimi) sertifikasyon sürecini tamamlayarak sürdürülebilir bir tekstil üreticisi olduğumuzu belgelendirdik. Ayrıca Standart 100 by Oeko-Tex ve STeP by Oeko-Tex belgeleriyle kullanılan “Made in Green” etiketiyle üretim yapabildiğimizi de tescilledik. Tüm bu olumlu gelişmeler, akıllı ve sürdürülebilir ürün kategorisinden gelen ciromuzu daha da güçlendirecek.

“Hayata geçirdiğimiz 360 derecelik akıllı dönüşümün katkısıyla ciromuzu 2025’e kadar iki katına çıkarmayı hedefliyoruz!”

Necat Altın, yine pandemi sürecinde önemi daha da iyi anlaşılan dijitalleşme ve teknoloji konusundaki yatırım ve beklentileri konusunda da şunları aktardı:

“Dijitalleşme ve teknolojiye yıllar öncesinden yapmaya başladığımız yatırımla artık yurtdışındaki birçok müşterimiz fabrikalarımıza siparişlerini online olarak girebiliyor. Ayrıca tedarik ve sevkiyat süreçlerimizi akıllı dönüşümle bugün verimli bir şekilde yönetebiliyoruz. Önümüzde dönemde de, yeni dünyanın ihtiyacı olan sürdürülebilirlik odaklı akıllı ürün ve çözümlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Yeni işler, yeni kanallar, e-ticaret ve uluslararası iş birlikleri ile ticaret kanallarımızı akıllandıracağız. Değişen tüketim alışkanlıklarına paralel olarak mağazacılık modelinde de yenilenmeye gidiyoruz. Bu doğrultuda TAÇ Konsept adı altında yeni bir mağaza modeli ile yatırımlara başladık. TAÇ Konsept mağazalarımız 45 ila 165 metrekare aralığında değişen büyüklükte olacak. Bu mağazalarımıza gelen ziyaretçilerimiz, ürünlerimize fiziksel olarak ulaşmakla birlikte, aynı zamanda tüm ürünleri dijital ortamda görüp satın alabilecek. Yine TAÇ Boutique adı altında, şehirli kadına hitap eden, kendi stiline uygun ürünleri kombinleyerek tek tek alabilecekleri konsept mağazalarımızı açma hedefimiz var.

Bununla birlikte Türkiye’nin önde gelen tekstil ihracatçılarından biri olarak, önümüzdeki dönemde özellikle markalı ihracat ve yurtdışı mağazacılığa odaklanmak istiyoruz. Otomotiv sektörüne ilgimiz de artarak devam ediyor. Halihazırda yaklaşık 5 bin ton otomotiv ipliği ihracatımızla Avrupa’daki tüketimin yüzde 15’ini tek başımıza karşıladığımız bu sektörde daha da büyümek istiyoruz. Hayata geçirdiğimiz 360 derecelik bu akıllı dönüşümün katkısıyla, dolar bazındaki ciromuzu 2025’e kadar iki katına çıkarmayı hedefliyor ve daha iyi bir geleceğe emin adımlarla ilerliyoruz.”