SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR DÜNYA İÇİN, "GELECEK İÇİN BUGÜN"


“Ar-Ge bizim
genlerimizde var”

Zorlu Holding Tekstil Grubu Başkanı
Necat Altın ile bir sohbet

Zorlu Tekstil Grubu, bugünlerde birbiri ardına inovatif ve sürdürülebilir ürünlerini pazara sunuyor. Kendini temizleyen perdeler, serin tutan pikeler, atık pet şişelerden üretilmiş perdeler, pamuk ve tencel ipliklerin geri dönüştürülmesiyle elde edilen nevresimler, TAÇ Inova markasıyla duyurulan yenilikçi ve çevre dostu ürünlerden sadece birkaçı. Öte yandan Zorluteks ve Korteks’te, sürdürülebilir bir geleceğin gereği olan Endüstri 4.0 uygulamalarına yönelik hummalı bir çalışma yürütülüyor. Tekstil sektörüne yön verecek tüm bu yenilikleri ve inovasyon tutkusunun kökenlerini, Zorlu Holding Tekstil Grubu Başkanı Necat Altın’dan dinledik.

Zorlu Tekstil Grubu, Ar-Ge’ye büyük yatırım yapan ve sürekli yenilikleriyle adından söz ettiren bir grup. Zorlu Tekstil’in, dünyada artık rekabetin kaçınılmaz bir gerçeği olan inovasyon olgusuna bakışını sizden dinleyebilir miyiz?

Zorlu Tekstil Grubu, dünya perakende devlerinin inovatif üretici bir ortağı. Ar-Ge bizim genlerimizde var ve bizim iş yapış şeklimizin bir parçası. İnovasyon, günlük hayatımızda sadece Ar-Ge mühendislerimizin değil, kapıdaki çalışanımızdan şirketin en üst yöneticilerine kadar tüm arkadaşlarımızın iş yaparken göz önünde bulundurdukları en önemli görevlerden bir tanesi. Biri Bursa’daki Korteks fabrikamızda, diğeri Lüleburgaz’daki Zorluteks fabrikamızda olmak üzere iki tane Ar-Ge merkezimiz var. Şunu gururla söyleyebilirim ki Türkiye’de tekstil alanında ilk tescilli Ar-Ge merkezini kuran şirketiz. Bu iki merkezimizde yaklaşık 200 mühendis arkadaşımız görev yapıyor. Yılda Ar-Ge faaliyetlerimize yaklaşık 10 milyon liralık bir bütçe ayırıyoruz.


Günümüz dünyasında çok büyük bir değişim var. Bütün şirketler, tüketicilerinden paydaşlarına, en iyi ve en inovatif ürünleri en kısa sürede verme yarışı içerisindeler. Bizim de bu anlamda bu yarışın içerisinde, hatta önünde olmamız çok önemli. Biz de, yönetim kadrolarımızdan paydaşlarımızın son halkasına kadar, bu görevi layıkıyla yapmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İnovatif ürünlerimizin ciromuz içerisindeki payını artırmak gibi bir hedefimiz var. Bu yolda da emin adımlarla ilerliyoruz. Örneğin önümüzdeki yıl, şimdiye kadar aldığımız tescil ve patentlerin sayısını yüzde 50 artırmayı hedefliyoruz. Bu yolda çalışmalarımıza devam ediyoruz.

“Ar-Ge genlerimizde var,” dediniz. Bunu biraz açabilir miyiz? Bu geleneğin kökenleri nedir?

Bu gelenek aslında Zorlu Grubu’nun kurucularından geliyor. Bunun en iyi yansımalarını Zorlu Ailesi’nde görüyoruz. Onların ilk günden itibaren yaptıkları her işte inovatif bir çabayı görebilirsiniz. Bu özellik doğal olarak bütün çalışanlarımıza geçmiş, şirketin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş. Örneğin, Türkiye’de nevresim alanında ilkleri yapan şirketiz. İplik alanında Türkiye’nin ilk mikro ipliğini yapan şirketiz. Dolayısıyla yaptığımız her işe, “Bunu nasıl daha farklı, nasıl daha iyi, nasıl daha inovatif yaparız?” yaklaşımıyla bakıyoruz.

Ar-Ge yatırımları açısından Zorlu Tekstil’i Türkiye ve dünya ölçeğinde nasıl bir konuma yerleştirirsiniz?

Daha önce de belirttiğim gibi tekstil alanında bakanlıktan onaylı ilk tescilli Ar-Ge merkezini kuran şirketiz. Ar-Ge konusunda şu anda sektörümüzde öncü bir rol oynadığımızı çok rahatlıkla söyleyebilirim. Bizim müşterilerimiz arasında dünyanın en büyük perakende devleri mevcut. Bu müşterilerimizin de sürekli daha gelişmiş ve inovatif ürün talepleri var. Bizim bu müşterilerimize layıkıyla hizmet edebilmemiz ve onlarla aynı yolda ilerleyebilmemiz için, her gün karşılarına yeni ürünlerle çıkmamız gerekiyor. Geliştirdiğimiz ürünler, farklı ihtiyaçlara cevap verdiği ölçüde ilgi çekiyor. Örneğin, uzun zamandır üzerinde çalıştığımız, kendini temizleyen stor perdelerimiz… Ticari anlamda da çok başarılı oldu. Satış fiyatının normal bir perde veya stora göre bir miktar yüksek olmasına rağmen, bir yıl gibi kısa bir sürede ciddi bir ciro yaratmayı başardık. Yine ilgi çeken ürünlerimize örnek olarak sıcakta serinleten, soğukta sıcak tutan yastıklarımız var. Önümüz yaz. Yaz mevsimi için tasarladığımız serin tutan pikelerimiz var. Yine müşterilerimize farklı bir deneyim sunan, salındıkça üç farklı koku yayabilen “Miss Perde”lerimiz var. Bunlara daha birçok ek yapabiliriz.

“Zorlu ailesinin ilk günden itibaren yaptıkları her işte inovatif bir çabayı görebilirsiniz. Bu özellik doğal olarak bütün çalışanlarımıza geçmiş, şirketin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş.”

Bu fikirler nasıl çıkıyor? Gelen talepler mi yönlendirici oluyor?

Tüketicilerin talep ve beklentileri çok önemli. Bir inovasyon, eğer tüketici isteklerini karşılayamıyorsa çok faydalı olmuyor. Biz, müşterilerimizden gelen talep ve fikirlerin çok değerli olduğunu düşünüyoruz. Müşteri ihtiyaç ve beklentilerini karşılayacak ürünler tasarlama ilkesiyle yol çıkıyoruz. Bir örnek vereyim. Kendini temizleyen storlarımız, tamamen storun temizlenmesi güç bir ev tekstili olması fikrinden çıktı. Bu çerçevede, müşterilerimizden bize gelen geri bildirimlerle geliştirilmiş bir ürün. Serin tutan pike de benzer bir hikâyeye sahip. Malum, sıcak iklimde yaşayan ciddi bir nüfusumuz var. Serin tutan pikeyi, onların şikâyet ve beklentilerini göz önüne alarak tasarladık. Bizim için müşteri beklentileri ve müşteri memnuniyeti, inovasyonun temel kaynağını oluşturuyor.

Zorlu Tekstil, ciddi miktarda ihracat yapan bir grup. Pek çok ülkeye ulaşıyorsunuz. İç ve dış pazarlarda inovatif ürünleriniz nasıl karşılanıyor? Onca çabanın karşılığını alabildiğinizi düşünüyor musunuz?

Zorlu Tekstil, dünyadaki en bilinen, en büyük perakende devleriyle birlikte çalışıyor ve burada da haklı bir ünümüz var. Çok güçlü bir üretici markasıyız. Bugün artık pazarda standart bir ürünü bulmak büyük bir problem teşkil etmiyor. Önemli olan, ürününüze nasıl bir katma değer, ne tür özellikler katabildiğiniz. Bu anlamda dünya genelinde çok büyük bir yarış var. Perakende devlerinin üreticilerinden, iş ortaklarından, tedarikçilerinden beklentileri, onlara kendi müşterilerini memnun edecek ve farklı deneyimler yaşatacak ürünlerle gelmeleri. Ikea, H&M, Zara gibi dünyanın en büyük ve önde gelen ev tekstili perakendecilerinin biz tedarikçilerinden beklediği en büyük özellik bu. Bunun katma değer olarak karşılığını beklememiz hakkımız ve bunu da rahatlıkta aldığımızı söyleyebilirim. Müşterilerimiz Zorlu’dan bir ürün tedarik ederken, bunun elde edebilecekleri en ucuz ürün olmadığını biliyorlar. Fakat Zorlu kalitesine ve Zorlu’nun inovatif gücüne sonsuz güvenleri var. Onlar için devamlılık çok önemli. Onlar da bizimle birlikte ne yapabileceklerini sürekli araştırıyorlar. Bu anlamda katma değerli ürünler sunmanın hem cirosal anlamda hem de şirketin geleceği açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Tekstilde hikâye iplikten başlıyor. Korteks, dünyanın sayılı polyester iplik üreticilerinden bir tanesi. Konuya o taraftan baktığımızda, iplikte inovasyon nasıl hayat buluyor?

Korteks, Hindistan ve Çin arasındaki bölgeyi hariç tutarsanız, dünyanın en büyük polyester iplik üreticisi. Polyester iplik de günümüz tekstilinde en fazla kullanılan hammaddelerden bir tanesi. Korteks’in en büyük olmasının yanı sıra bir özelliği de dünyadaki en inovatif, en fazla çeşit ve fonksiyonel ipliği üretme becerisine sahip tesislerden bir tanesi, hatta önde geleni olması. Korteks’in partnerleri arasında giyim endüstrisinde isim yapmış markalar olduğunu gibi ev tekstili, halı sektörü, döşeme sektörü ve teknik tekstil üreticileri de mevcut. Özellikle otomotiv sektöründe çok önemli müşterilerimiz var. Avrupa’daki en büyük otomotiv tekstili üreticilerinin tedarikçisi konumundayız. Lüks otomotiv sektörünün kullandığı birçok hammaddeyi biz üretiyoruz. Bunu da Korteks Ar-Ge laboratuvarlarında, Avrupa’daki üretici partnerlerimizle birlikte, ipliğin ilk tasarımından otomobildeki yerini alıncaya kadar geçen süreci beraber tasarlayarak yapıyoruz. Dolayısıyla her ürünümüz komple bir Ar-Ge çalışmasının eseri. Korteks Ar-Ge Merkezi’ndeki ekipman ve laboratuvar aletlerinin değerinin 4 milyon Euro’dan fazla olduğunu söyleyebilirim. Çok geniş bir coğrafyada, özellikle teknik tekstil alanında katma değeri en yüksek iplikleri üreten ve çok geniş bir segmentte müşterilerine hizmet veren bir şirket Korteks.

“Önemli olan, ürününüze nasıl bir katma değer, ne tür özellikler katabildiğiniz. Bu anlamda dünya genelinde çok büyük bir yarış var.”

Son zamanlarda hammadde olarak atıkların kullanıldığı ipliklerden üretilmiş çeşitli ürünlerin lansmanını yaptınız. Bu konuyu Zorlu Tekstil Grubu’nun sürdürülebilirlik yaklaşımı açısından nasıl değerlendirirsiniz?

Sürdürülebilirlik, son dönemde oldukça gündemde olan ve dünya için çok gerekli olduğuna inandığımız bir konu. Zorlu Grubu olarak sürdürülebilirlik çalışmalarımızı yaklaşık iki yıldır “Akıllı Hayat 2030” adını verdiğimiz bir yaklaşım çerçevesinde ele alıyoruz. Şirketlerimizde Akıllı Hayat 2030’un yavaş yavaş yansımalarını görüyoruz. Hem Korteks’te hem Zorluteks’te ürünlerimizi geri dönüştürülmüş malzemelerden üretmeye yönelik çalışmalarımız var. Örneğin, Taç Reborn Perde böyle bir çalışmanın ürünü. Atık pet şişelerin önce polyester iplik ve kumaşa, sonra da perde haline getirilmesiyle elde edilen, tamamen çevreci bir ürün. Bu konu sadece perde ile sınırlı kalmayacak. Reborn Nevresim üzerindeki çalışmalarımıza da devam ediyoruz; hatta gelecek ay lansmanını yapacağız. Ayrıca geri dönüşüm pamuk ve viskon elyafından elde edilen ürünleri gündeme getirmek istiyorum. Dünya ve çevremiz için gerekli olan ve gittikçe daha güçlü bir trend haline gelen geri dönüşüm ürünlerine son derece önem veriyoruz. Biz bu işte varız ve kendi alanımızda Türkiye’ye öncü olmaya adayız.

Bu konuda yeni yatırım planlarınız var mı?

Zorlu Tekstil olarak bütün rakiplerimizden bir adım önde olduğumuzu söyleyebilirim. Öncelikle de, bu ipliklerin hammaddesini üretecek tesisleri tasarlıyoruz. Türkiye’de bizim istediğimiz şartlara uygun ve kaliteli hammadde üretecek tesisler maalesef mevcut değil. Bunun da ilk adımı Zorlu tarafından atılacak.

Yeni ve sürdürülebilir iplik hammaddesi arayışlarında yeni bir cepheyi de çeşitli tarım ürünlerinden elde edilen PLA iplikleri oluşturuyor. Bu konuda atılan adımlar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Dünya nüfusu, bu nüfusun da tüketim malzemelerine olan talebi gittikçe artıyor. Bizim bu talebi karşılayabilecek hammaddelerin bir gün tükenebileceğini göz önünde bulundurmamız lazım. Çünkü dünyanın kaynakları sınırlı. PLA (Polilaktik Asit), bu bakışla tasarlanmış ve tamamen sürdürülebilirlik kapsamında değerlendiren, çok heyecan verici bir ürün. Mısır ve şeker kamışı gibi yüksek oranda nişasta içeren tarım ürünlerinden elde edilen bir ürün. Bulunuşu, tamamen doğal hammaddeleri kullanıp, insan cildine çok yumuşak ve hassas temas sağlayacak bir kumaş elde etme fikrine dayanıyor. Türkiye’de bu ürünün öncüsüyüz. Tasarım çalışmalarımız tamamlandı. İplik ve kumaş olarak deneme üretimlerine başladık. Şu anda müşterilerimize yönelik ürün tasarımları yapılıyor.

Tüketiciler bu gibi sürdürülebilir ürünlere nasıl tepki veriyor?

Tüketiciler bu tür ürünleri heyecanla karşılıyorlar. Hikâyesini öğrenmek istiyorlar. Özellikle genç nesil, dünyanın geleceği konusunda çok endişeli. Onların çok ilgi gösterdiğini görüyorum. Ayrıca sürdürülebilirliği önemseyen firmalar normal ürünleriyle de pazarda avantaj sağlıyorlar. Çünkü tüketiciler böyle firmaları içten destekleme ihtiyacı hissediyorlar.

Sürdürülebilirlik, üretici firmalara enerjiyi daha verimli kullanma, suyu daha az tüketme ve atık yönetimi gibi konularda da ciddi görevler yüklüyor. Zorlu Tekstil Grubu’nu bu yönüyle değerlendirebilir misiniz?

Bu, özellikle bahsetmek istediğim ve heyecan duyduğum bir konu. Kaynakların azalmasıyla birlikte enerji ihtiyacımızın sürekli arttığını düşünürsek, elimizdeki kaynakları çok dikkatli kullanmamız lazım. Enerji ve su kaynakları sonsuz kaynaklar değil. Bu açıdan da Türkiye’de öncü bir harekete imza attık. Zorluteks fabrikamızda makine ekipman verimliliğini artıracak, bununla birlikte enerji, su ve insan kaynağı tüketimini azaltacak Horizon 2020 adlı uluslararası bir hibe programına kabul edildiğimizi gururla açıklamak istiyorum. Avrupa Birliği’nin çeşitli ülkelerinden 22 kurum ve kuruluşun dahil olduğu RECLAIM projesine Türkiye’den kabul edilen tek firmayız. Projenin yaklaşık 10,5 milyon euroluk bir bütçesi var. En büyük ayaklarından biri de biz olacağız.

Projenin kapsamı hakkında bilgi verebilir misiniz?

RECLAIM projesi, üretim tesisinden istenilen verimliliği ve enerji tasarrufunu sağlayabilmek ve insan hatasından kaynaklanan makine duruşlarını en aza indirebilmek için sensör teknolojilerinden yararlanmayı öngörüyor. Tesisten alınan verileri sürekli işleyebilecek bir yapay zekâ sistemi söz konusu. Bu oldukça karmaşık bir süreç. Projenin 2-2,5 yıldan önce meyvelerini vermeye başlayacağını düşünmüyoruz. Sensör teknolojileri sayesinde üretimdeki bütün makineler insan müdahalesine gerek kalmadan kendi yarattığı algoritmalarla, kendi aldığı verileri işleyerek gerekli ayarlamaları yapacak ve böylece çok daha verimli çalışacak. Özellikle pamuklu kumaşlarda nihai ürüne baskı veya boyama yapılmadan önce, bizim ağartma dediğimiz bir proses uygulanıyor. Burada amaç, kumaşı özelliklerinden hiçbir şey kaybetmeden istenilen beyazlığa getirmek. Ve bunu binlerce metrelik kumaşta homojen bir şekilde yapabilmek. Sinir ağları dediğimiz sensör teknolojileriyle kuracağımız yapay zekâ, işte bu sistemi optimize ederek ağartma işleminin gereksiz tekrarlanmasının önüne geçecek. Geliştirilmesi planlanan sistemle, tabiri caizse hedefi 12’den vurmuş olacağız. İnsan hatası, insan müdahalesi minimuma inmiş olacak. Bu, tamamen bir Endüstri 4.0 projesi. Makineler, prosesler kendi arasında konuşacak, haberleşecek, sinyalleşecek. Minimum insan müdahalesiyle üretim tamamlanacak.

Endüstri 4.0 anlamında başka yatırım planlarınız var mı? Zorlu Tekstil’i bu anlamda nasıl bir gelecek bekliyor?

Endüstri 4.0 bizim uzak kalabileceğimiz bir konu değil. Bütün fabrikalarımızda geçmeye çalıştığımız bir sistem. Korteks’te de bu yönde bir çalışmamız var. Korteks üç ana yapıdan oluşan bir işletme. Polyesterin polimerini oluşturduğumuz bir kimya tesisi, daha sonra onu iplik haline getirdiğimiz ve üçüncü olarak da o ipliği müşterimizin istediği nihai ürüne dönüştürdüğümüz bir tesisimiz var. Bu üç aşamada da, Zorluteks’tekine benzer verimliliği sağlayacak Endüstri 4.0 projelerine başladık. Polyester iplik üretiminde dünyanın en tanınan makine üreticisiyle ortak bir proje yapıyoruz. Arkadaşlarımız yaklaşık iki yıldır bu makine tedarikçisi firmanın mühendisleriyle birlikte çalışıyor. Aynı şekilde nihai müşteriden yola çıkarak, bütün üretim sürecimizi en efektif biçimde tasarlayacak ve insan hatasını minimize edecek veya tamamen ortadan kaldıracak yapay sinir ağlarını ve bu sinir ağlarının yönettiği sistemleri kurmaya çalışıyoruz.

Bu anlamda Zorlu Tekstil’in sektörüne teknoloji olarak da yön vereceğini söylemek iddialı olur mu?

Hiç iddialı olmaz. Zorluteks’te de, Korteks’te de şu anda sürdürdüğümüz Endüstri 4.0 projeleri dünyadaki nadir birkaç örnekten biri. Özellikle Korteks’te yapılan çalışmanın dünyada bir ilk olduğunu kesin biliyorum.

Sürdürülebilirlik anlamında, tedarikçiden son tüketiciye ulaşan çok büyük bir yapıdan söz ediyorsunuz. Bunların hepsi çok gurur verici. Bu konuda bizi aydınlattığınız için size çok teşekkür ediyoruz.

Rica ederim. Mühendis olarak bu büyük hedefler bizi de gururlandırıyor. Bu çalışmaların Zorlu’da olması en büyük kıvanç kaynağımız. Ev tekstilinin lider markası olarak, gelecek için, sürdürülebilir bir dünya için “bugün” diyoruz.