Jules Verne Genel Müdürü Ayşe Yağcı ile
İz Bırakan Yolculuklar
Modern şehirlerden kadim ritüellere,
gastronomi kültüründen vahşi doğaya uzanan rotalar…
Seyahat etmek insanın dünyayla kurduğu en güçlü bağlardan biri. Farklı kültürlerle karşılaşmak, doğanın ritmini hissetmek ve yeni deneyimlerle tanışmak, her yolculuğu yalnızca bir rota değil aynı zamanda bir keşif hikâyesine dönüştürüyor.
Jules Verne Business Mice Travel Kurucusu ve Genel Müdürü Ayşe Yağcı Büyükpınar’ın kaleme aldığı “İz Bırakan Yolculuklar” serisi de tam olarak bu keşif duygusunun peşinden gidiyor. Modern şehir hayatı ile kadim geleneklerin yan yana var olduğu Japonya’dan Afrika’nın vahşi doğasına; Avrupa’nın gastronomi rotalarından Güney Amerika’nın kadim medeniyetlerine uzanan bu seçki, seyahatin yalnızca bir yerden başka bir yere gitmek değil, farklı kültürleri, doğayı ve yaşam ritimlerini keşfetmek anlamına geldiğini hatırlatıyor.
Ayşe Yağcı’nın izlenimlerinden ilham alan bu rotalar, her adımda yeni bir hikâyeye ve her durakta unutulmaz deneyimlere davet ediyor.
JAPONYA
Dört farklı deneyim ile detaylarda saklı
bir yolculuk
İlkbaharda Japonya, farklı deneyimlerin aynı yolculukta bir araya geldiği nadir ülkelerden biri. Sakura ağaçlarının açtığı bu dönem, modern şehir hayatı ile yüzyıllardır süren geleneklerin yan yana var olduğu atmosferi daha görünür kılıyor. Japonya, farklı beklentilere göre şekillenen dört ayrı deneyim dili sunuyor.
Klasik Japonya Rotası
Tokyo’nun enerjik sokakları, Kyoto’nun tapınakları ve Osaka’nın canlı sokak mutfağı Japonya’yı ilk kez keşfedenler için güçlü bir başlangıç sunuyor.
Gastronomi Yolculuğu
Michelin yıldızlı restoranlardan küçük sushi tezgâhlarına, Kyoto’nun zarif kaiseki mutfağından Osaka’nın sokak lezzetlerine kadar Japonya’da yemek kültürü yolculuğun önemli bir parçası.
Yerel Japonya
Takayama ve Kanazawa gibi şehirler, geleneksel ryokan konaklamaları ve onsen banyolarıyla Japonya’nın daha sakin ve yerel yüzünü keşfetme fırsatı sunuyor.
Sanat Adası: Naoshima
Tadao Ando imzalı mimari yapılar ve çağdaş sanat enstalasyonlarıyla Naoshima, Japonya’nın en sıra dışı sanat rotalarından biri.
Japonya’nın sakura mevsiminde sunduğu bu çok katmanlı deneyim, modern şehir hayatından kadim ritüellere uzanan bir yolculuk sunuyor ve bu eşsiz atmosferi keşfetmeye davet ediyor.
CAPE TOWN, GÜNEY AFRİKA
Okyanus kıyısında doğa, gastronomi ve üzüm bağlarının buluştuğu şehir
Cape Town, okyanus kıyısındaki sahilleri, penguenlerin yaşadığı plajları ve Table Mountain’ın etkileyici manzarasıyla Güney Afrika’nın en özel şehirlerinden biri.
Şehrin çevresindeki Stellenbosch ve Franschhoek vadileri üzüm bağları, yaratıcı mutfakları ve butik şarap üreticileriyle gastronomi meraklıları için güçlü bir deneyim sunuyor. Doğa, şehir hayatı ve kültürün bir arada hissedildiği Cape Town, Afrika kıtasının en dinamik keşif noktalarından biri.
Okyanus kıyısından üzüm bağlarına uzanan Cape Town rotası, doğa, gastronomi ve şehir hayatının iç içe geçtiği bir deneyim sunuyor ve bu etkileyici şehri daha yakından tanımaya davet ediyor.
VİETNAM
Zengin sokak mutfağı, tarihi şehirler ve egzotik kıyılar
Vietnam, Asya’nın enerjisini ve kültürel çeşitliliğini aynı rotada buluşturan ülkelerden biri.
Ho Chi Minh City’nin kolonyal mimarisi, Hoi An’ın fenerlerle aydınlanan sokakları ve Halong Körfezi’nin zümrüt renkli adacıkları bu yolculuğun en etkileyici duraklarını oluşturuyor. Güçlü sokak gastronomisi ve tropikal doğasıyla Vietnam, çok katmanlı bir seyahat deneyimi sunuyor.
Tarihî şehirler, canlı sokak mutfağı ve tropikal manzaralarla şekillenen bu yolculuk, Vietnam’ın enerjisini ve kültürel zenginliğini yerinde keşfetmeye davet ediyor.
FLORANSA, İTALYA
Bağlar, trüf kokuları ve zamansız bir estetik
Floransa, Toskana’nın bağları arasında sanat, tarih ve gastronomiyi buluşturan şehirlerden biri.
Bağ bozumu döneminde hareketlenen kasabalar, üzüm bağlarında yapılan şarap tadımları ve trüf sezonunda kurulan sofralar bölgenin karakterini yansıtıyor. Rönesans mimarisiyle şekillenen sokakları Floransa’yı zamansız bir kültür ve gastronomi rotasına dönüştürüyor.
Rönesans sanatının izleri, bağ bozumu döneminin ritmi ve trüf kokulu sofralar Floransa’yı zamansız bir deneyime dönüştürüyor ve Toskana’nın bu büyüleyici atmosferini keşfetmeye davet ediyor.
PROVENCE, FRANSA
Lavanta bahçeleri, taş köyler ve Michelin yıldızlı sofralar
Fransa’nın güneyindeki Provence, yaz aylarında mor lavanta tarlalarıyla büyüleyici bir manzara sunuyor.
Sanat galerileri, yerel pazarlar ve Michelin Rehberi’nde yer alan restoranlar Provence’ı gastronomi ve kültür meraklıları için özel bir rota haline getiriyor. Üzüm bağları ve taş köyler bölgeye sakin ama zengin bir atmosfer kazandırıyor.
Lavanta tarlaları, taş köyler ve Michelin sofralarıyla Provence’ın yaz ruhu ziyaretçilerini bu zarif Akdeniz rotasının izini sürmeye davet ediyor.
İSKOÇYA
Sisli yaylalar, tarihi şatolar ve tren yolculukları
İskoçya, Highlands’ın dramatik manzaraları, tarihi şatoları ve viski damıtımevleriyle zamansız bir atmosfer sunuyor.
Belmond Royal Scotsman treniyle yapılan yolculuklar ve kırsal bölgelerdeki butik konaklama deneyimleri İskoçya’yı doğa ve tarih meraklıları için unutulmaz bir rota haline getiriyor.
Sisli yaylalar, tarihi şatolar ve tren yolculuklarıyla İskoçya’nın büyüleyici atmosferi bu masalsı coğrafyayı keşfetmeye davet ediyor.
PERU
Andlar’ın zirvesinden Amazon’un kalbine
Bazı seyahatler yalnızca bir tatil değil, insanın bakış açısını değiştiren güçlü deneyimler sunar. Peru da tam olarak böyle bir yer.
Antik dağ kentlerinden And Dağları boyunca ilerleyen panoramik tren yolculuklarına, Amazon’un kalbinde süzülen nehir gemilerinden dünyanın en yaratıcı gastronomi sahnelerinden birine uzanan bu rota; doğa, tarih ve kültürün iç içe geçtiği unutulmaz bir keşif sunuyor.
Peru’nun kadim medeniyetlerinden Amazon’un derin doğasına uzanan bu yolculuk, ziyaretçilerini Güney Amerika’nın en etkileyici keşiflerinden birine davet ediyor.
BOTSWANA
Sessizliğin, safarinin ve sürdürülebilir lüksün izinde
Botswana… Hayatın en saf haliyle buluştuğu, doğanın ve sessizliğin kusursuz bir uyum içinde var olduğu bir dünya.
Afrika’nın kalbinde, Big Five’ın izini sürerken duyduğunuz tek ses, kendi nefesiniz olacak. Afrika’da safari denildiğinde akla ilk gelenlerden biri olan Big Five — aslan, leopar, fil, gergedan ve bufalo — burada tüm görkemiyle sizi karşılıyor. Aslan ailesini dinlenirken izlemek, avını pes etmeden takip eden bir leopara tanıklık etmek ya da elinizi uzatsanız dokunacak kadar yakında hissetmek…
Okavango Deltası’nın vahşi doğasında geçen safari deneyimi, Afrika’nın en etkileyici manzaralarını doğanın kalbine doğru bir yolculuğa davet ediyor.
BHUTAN
Himalayalar’da doğa, manastırlar ve dinginlik
Bhutan, Himalayalar’ın yüksek vadilerinde yer alan ve mutluluğu Gayri Safi Milli Mutluluk kavramıyla ölçen nadir ülkelerden biri.
Dağların arasındaki manastırlar, meditasyon geleneği ve doğayla kurulan sade ilişki Bhutan’ı yalnızca bir seyahat rotası değil, aynı zamanda ruhsal bir deneyime dönüştürüyor.
Himalayalar’ın sessiz vadilerinde yer alan manastırlar ve doğayla kurulan sade bağ, Bhutan’ın ruhunu daha derinden hissetmeye davet ediyor.












































