Zorlu PSM’de

Sónar İstanbul rüzgârı esti

Avrupa’nın en prestijli müzik festivallerinden biri olarak kabul edilen Sónar İstanbul, %100 Music’in katkılarıyla 18-19 Mart’ta müzikseverleri İstanbul’un eşsiz atmosferinde bir araya getirdi. Yaklaşık 7 bin kişinin Zorlu PSM’de buluştuğu etkinlikte katılımcılar müzik, yaratıcılık ve teknoloji ekseninde, dopdolu bir festival deneyimledi.

Müzik tutkunlarının her yıl büyük merakla beklediği Sónar’ın İstanbul ayağında, 30 başarılı müzisyen ve Sonar Screen’deki tasarımları ile 9 başarılı görsel sanatçı performans sergiledi. Bu yıl 6’ncısı düzenlenen Sónar İstanbul’da, Zorlu PSM’nin tüm alanları büyüleyici bir atmosfere dönüştü. Yaklaşık 7 bin kişinin benzersiz bir müzik deneyimi yaşadığı iki gün süren etkinlik kapsamında katılımcılar, toplam 12 saat boyunca Zorlu PSM’de kesintisiz bir müzik performansı deneyimledi. Sónar İstanbul 2022, Sónar +D etkinlikleriyle de insanları müzik, yaratıcılık ve teknoloji ekseninde bir araya getirerek katılımcılarına dopdolu bir festival konsepti sundu.

Her yıl Zorlu PSM’de gerçekleşen Sónar İstanbul’un bu yılki programında birbirinden değerli isimler yer aldı. Kristian Beyer ve Frank Wiedemann ikilisinden oluşan Ȃme ile Dixon ismiyle bilinen Alman DJ Steffen Berkhann, dans pistini dolduranlara unutulmayacak bir gece yaşattı. House müziğin ve daha da önemlisi temsil ettiği kültürün, dünyanın önde gelen elçilerinden biri haline gelen The Blessed Madonna dinleyicileri büyülerken; ölçülü ve minimalist elektronika üzerine odaklanan HVOB, etkili vokalleri kullandığı HVOB Live (Club Set) setiyle dinamizm yarattı.

Setlerinin kürasyonunda büyük bir kaosu temeline alarak türleri birbirine ilmek ilmek işleyen Honey Dijon ve elektronik müziğe getirdiği klişelerden uzak yaklaşımla son yılların aranan ekiplerinden birine dönüşen Red Axes, festival katılımcılarına eşsiz saatler yaşattı. Dünyanın dört bir yanındaki dans pistlerine coşku getiren Leon Vynehall; setlerinde hipnotik ritimlerle dinleyicilere adeta bir anlatı tarzında yolculuk imkânı sunan HAAi; seti devraldığında kendi müzikal yolculuğunu izleyiciye adeta yaşayan bir varlıkmış gibi takdim etmeyi başaran Anfisa Letyago da performanslarıyla büyük alkış aldı.

Setlerinde EBM türlerinin karışımlarını çalan Volvox, üretimlerinde çeşitlilikten ilham alarak kendine has bir üslup yaratan Loraine James; grunge’dan electroclash’e klasik disko müziğinden acid house ve teknoya uzanan sonsuz yelpazesiyle elektronik müzik sahnesinin peşinden koşulan isimlerinden bir haline gelen Terr katılımcılara unutulmaz anlar yaşatırken; içli ve etkili vuruşlarıyla dans müziğinin yükselen yenilikçi sesi TSHA ve liste başı hitleriyle küresel tekno elçilerinden Wehhba, Live Station setiyle Sónar İstanbul’un unutulmazları arasında yer aldı.

Öte yandan, başarılı yerli isimlerden Aksak, Algorave İstanbul: emrexdeger w/Lara Yılancıoğlu, Erdem Tunalı, evolve_dissolve by Koi Failure, Fluctosa & /da, Ilgın İçözü, Justintonic by Erdal İnci + Gurur Gelen + Barış Büyükyıldırım, Moophy, Ozan Tekin (Ambient Live Set), Şevval Kılıç, Algorave İstanbul: Tsü Tsü, Blank Wall Season w/ Ömer Özçelik + Ahmed Bektaş, Cihangir Aslan (Live), Code Of Conquer (Cem Sonel x Kerim Dündar), Evrim De Evrim, Feyza Emir, Granul ve Style-ist elektronik müziğe aktüel ve sınırları zorlayan yaklaşımlarıyla dinleyicilerine eşsiz bir müzik deneyimi sundu.

Sónar+D etkinliğinde iklim krizi, sanat ve sosyal konular ele alındı

Festivalin; yaratıcı endüstriler ve teknoloji girişimcisi, aynı zamanda xtopia’nın kurucusu Lalin Akalan’ın küratörlüğünde ve Digilogue’un katkılarıyla gerçekleştirilen Sónar+D ayağı ise birbirinden önemli ve güncel içeriklerin yer aldığı bir programla gerçekleşti.

Sónar İstanbul’un Digilogue’un katkılarıyla düzenlenen yaratıcılık ve teknoloji platformu Sónar+D’de; teknolojik inovasyonlar, sanat dünyası ve sosyal değişime kadar geniş kapsamlı konular, dünya genelindeki sektör ve endüstrilerden araştırmacılar tarafından tartışıldı. Beş panelin yer aldığı Sónar+D programında “Kamusal Alan ve Teknoloji”, “Sürdürülebilir NFT”, “Daha Kaç Kez İklim Krizini Konuşmamız Gerekecek?”, “Metaverse ve Gaming” ve “Immersive Sinema” olarak beş farklı konu ele alındı.

Kamusal Alan ve Teknoloji Sosyal İyilik

Dijital çağda kaçınılmaz olarak sokaklar ve kamusal alanlar da teknoloji entegreli tasarım mekânları haline geldi. Bu mekânların herkesçe ulaşılabilir olması, hem toplumsal mesaj vermeyi kolaylaştırıyor hem de sosyal fayda için kolektif bilinç oluşturmayı hızlandırıyor. Konunun önemi ve gelecek olasılıkları, bu alanda hem ülkede hem globalde öncü isimlerden olan Refik Anadol; ödüllü heykeltıraş ve Louis Vuitton cephe tasarımıyla tanınan Seçkin Pirim; bilgisayar ortamında mimarlıkla mimarinin sınırlarını araştıran ve “Yankı” eseri Beyoğlu sokaklarında görülen Melike Altınışık; Hope Alkazar Direktörlüğü ile yepyeni ve heyecanlı bir yaklaşım sunan Bahar Turkay; global olarak kamusal alanlara ve ikonik yapılara dijital müdahalelerle yeni yorumlar sunan Robin Yayla ve Galata Kulesi 3D haritalamasıyla dijital sanatı herkese ulaştıran Awesome Bros kurucularından Süleyman Yılmaz’ın katılımıyla tartışıldı.

Sürdürülebilir NFT

Artık ana akım konulardan biri haline gelen NFT’lerin etki alanı genişledikçe, tartışılan konuların başlıkları da çoğaldı. Kripto paraların ekolojik etkilerinin yanında blok zincirleri kullanan NFT’lerin sürdürülebilirliği de büyük önem arz ediyor. Panelde, bu alanda konuya farklı perspektiflerden bakan önemli isimler bir araya geldi. İklim krizini ele alan podcast serisi eş kurucularından ve NFT'ye olan özel ilgisiyle bilinen Utku Güven; yeni teknolojiler ve NFT, token ekonomi gibi konularla ilgili eğitim ve danışmanlık hizmeti veren Devrim Danyal; Bilgi Üniversitesi Sürdürülebilirlik ve Topluma Hizmetten Sorumlu Rektör Danışmanı Prof. Itır Erhart; görsel-işitsel sanatçı, müzisyen ve kripto sanat alanında üretim yapan Kerim Safa; grafik tasarımcı Birol Bayram ve yerli yabancı markalarla işbirliği yapan, renkli çizimleriyle tanınan illüstratör Simay Bahçıvan, görüşlerini katılımcılarla paylaştı.

Daha Kaç Kez İklim Krizini Konuşmamız Gerekecek?

Çağımızın belki de en önemli konusu olan iklim krizi üzerine sayısız konuşmalar, eylemler, etkinlikler düzenlendi. Tüm bu kolektif çabaya rağmen değişim hâlâ olması gerektiği yere ulaşamadı. Bu hayati konuda herkesi harekete geçirmek için inovasyon ve etki girişimciliğine odaklanan imece ekibinden Alper Güven; “Fridays for Future Turkey” ile “Dünya Evim ve Yanıyorsa” çalışmasıyla iklim krizi konusunu farklı platforma taşıyan müzisyen Banu Kanıbelli; 1.5 derece blog’unun eş kurucusu genç çevre ve bilim aktivisti Duru Barbak; İklim Gazetesi'nin kurucusu gazeteci Merve Kara Kaşka; küresel sorunlara yenilikçi çözümler geliştiren mekanizmaların desteklenmesi için çalışan Mustafa Özer ve yerel markalara destek olarak lokal ekonomiye dikkat çekmek için Lokal Hareket girişimini başlatan Nil Ertürk, bu panelde bir araya gelerek iklim krizi hedefine bir katkı daha sundu.

Metaverse ve Gaming

Hızla büyüyen bir market haline gelen “metaverse” ve “gaming” endüstrisi farklı perspektiflerden, daha faydalı ürünler çıkarabilecek açılardan ele alınabiliyor. Sayısız imkân sunan metaverse’leri sadece teknik detaylar açısından değil, felsefi açıdan da tartışan ve analizlerini geniş kitlelere ulaştıran Huobi Global Araştırma Müdürü Beste Naz Süllü; Bahçeşehir Üniversitesi Oyun Laboratuvarı Kurucusu Mimar ve oyun tasarımı dersleri veren Güven Çatak; İngiliz edebiyatı doktoru, yazar Kaya Genç; besteci, yeni medya sanatçısı ve yazılımcı Mehmet Ünal; “Dilozof’” YouTube kanalıyla felsefe arka planını kitlelere farklı konu başlıklarında sorduğu sorularla ulaştıran Pelin Dilara Çolak ve Webrazzi’de Metaverse, NFT sanal gerçeklik, dijital sanat ve artırılmış gerçeklik konularında yazı dizileri hazırlayan içerik üreticisi Tuğçe İçözü konuyu tüm detayları ile ele aldı.

Immersive Sinema

Immersive (üç boyutlu) deneyimler günlük hayatın doğal bir parçası haline gelmeye başlamışken, herkes tarafından daha aşina olunan sinema salonlarındaki bu deneyimler yeniden ele alınıyor. Yıllardır var olan IMAX, 4dx gibi teknolojilerle izleyiciyi içine alan ve filmi yaşatan donanımların deneyime etkisinin değerlendirildiği panelde, yaratıcılığın mecralar üstü olduğuna inanan ve multi-disipliner bir anlayışla farklı alanlarda üretim yapan Gökhan Yücel; çeşitli dergilerde sinema üzerine yazıları yayınlanan ve çektiği kısa filmlerle çeşitli ödüller kazanan Haktan Kaan İçel; İstanbul Modern Sanat Müzesi Film Küratörü Müge Turan; kısa ve uzun metraj filmleri 100’den fazla festivalde gösterilen Sinema Yazarı ve Yönetmen Ceylan Özgün Özçelik yer aldı.