ZORLU ENERJİ’NİN ANA HEDEFİ KARBON SALIMINI AZALTMAK

Üçüncü kez

“Düşük Karbon Kahramanı”

olmanın gururuyla...

Geçtiğimiz Nisan ayında “Temiz Ulaşımla Geleceğe Yatırım: ZES&electrip Girişimi” ile 6. İstanbul Karbon Zirvesi’nde “Düşük Karbon Kahramanları Ödülü”nü kazanan Zorlu Enerji, ardı ardına üçüncü kez elde ettiği bu başarıyı düşük karbon ekonomisine geçişe verdiği önem ve bu yönde sağladığı katkılara borçlu. Sektöründe öncü olmanın getirdiği sorumluluğun bilinciyle sürdürülebilirlik yaklaşımını iş stratejisinin ana unsurlardan biri olarak kabul eden Zorlu Enerji, karbon salımını azaltan ve yenilenebilir enerjinin artmasını sağlayan çalışma ve yatırımlarıyla sektörüne önderlik ediyor.

Karbon salımını azaltmak niçin önemli?

Çünkü, bilindiği üzere fosil kaynakların (petrol, doğal gaz, kömür, vb.) giderek artan kullanımından kaynaklanan CO2 salımı atmosferde CO2 yoğunluğunun artmasına, bu da yarattığı sera etkisi ile ortalama hava sıcaklıklarının artmasına ve aşırı iklim olaylarının ortaya çıkmasına, diğer bir deyişle “iklim krizi”ne neden oluyor.

Atmosferde sanayileşme öncesinde 280 ppm olan karbondioksit yoğunluğu, endüstri devrimi ile başlayan yoğun fosil kaynak kullanımı sonucunda günümüzde küresel ölçekte sınır kabul edilen 400 ppm seviyesini (bazı insiyatifler eşik değeri olarak 350 ppm’i kabul ediyor) çoktan aşmış durumda.


Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından yayımlanan bilimsel raporlar, iklim krizinin geri dönüşünün köklü bir sanayi devrimi ile bile mümkün olmadığını, en azından zararı azaltacak ve adaptasyonu güçlendirecek önlemler alınması gerektiğini öne sürüyor.

İklim krizine yol açan unsurların başında enerji sektörü (ulaşım, konut ısıtma, elektrik üretimi, vb.) geliyor. Bu nedenle enerji sektörünün fosil kaynaklı yakıtlardan uzaklaşarak yenilenebilir, yani CO2 salımı olmayan veya düşük karbonlu teknolojilere yönelmesi dünyanın geleceği adına hayati önem taşıyor.

Zorlu Grubu, enerji sektöründe ne hedefliyor?

Grubun enerji sektörüne ilgisi, 1990’lı yıllarda kendi tekstil tesislerinin enerji gereksinimini kesintisiz bir şekilde karşılama ihtiyacından doğdu. Bu amaçla kurduğu doğal gaz santralleri ile enerji sektörüne adım atan Zorlu Grubu, süreç içerisinde doğal gaz santrallerinin sayısını 5’e yükselterek başka sanayi tesislerine de enerji satan bir konuma ulaştı.

Enerji sektörünü potansiyel bir büyüme alanı olarak gören Grup, 2007 yılında ulusal çapta enerji sektöründe başlatılan özelleştirme sürecinde bünyesine kattığı hidroelektrik santralleri ve Türkiye’nin ilk jeotermal santrali ile bu alanda güçlü bir adım attı.

Enerji sektöründe sürdürülebilir bir vizyon belirleyen Zorlu Grubu, enerjinin iklim krizinde en büyük paya sahip sektörlerden biri olduğu bilinciyle, sorumlu bir kurumsal vatandaş olarak bu alandaki yatırımlarını stratejik olarak yenilenebilir enerjiye yönlendirmeyi benimsedi. İklim krizinden kaynaklanan risk ve fırsatları etkin bir şekilde yöneten ve sürdürülebilir büyüme hedefini bu risk ve fırsatlar ışığında sürekli geliştirmenin yollarını arayan Zorlu Enerji, 2009 yılında Osmaniye ilinde başlattığı rüzgâr enerji santrali yatırımları ve ardından gelen jeotermal yatırımlarıyla yurt içi kurulu gücündeki yenilenebilir enerji oranını %87 seviyesine kadar yükseltti.

“Karbon Ayak İzi” nasıl takip ediliyor?

Genel tanımıyla karbon ayak izi, bir kişi (veya kurumun) faaliyetleri sonucunda doğrudan ve dolaylı olarak ortaya çıkardığı karbondioksit miktarı olarak tanımlanıyor. Karbon ayak izinin ölçümlenmesinde, o kişi veya kurumun bütün faaliyetleri esnasında tüketilen fosil yakıtlar, enerji, su ve çeşitli hammadde kullanımları, atıklar, ulaşım, yiyecek ve içecek tüketimi, vb. gibi emisyon kaynakları dikkate alınıyor.

İklim krizi ile mücadelenin en temel göstergesi, karbon emisyonlarının izlenmesi ve yönetilmesi. 2010 yılında faaliyetlerinden kaynaklanan karbon ayak izini ölçmeye ve üçüncü taraflara doğrulatarak CDP (Karbon Saydamlık Projesi) Platformu gibi kamuya açık platformlarda şeffaf bir biçimde paylaşmaya başlayan Zorlu Enerji, o tarihten beri karbon ayak izini her yıl düzenli olarak raporlamaya devam ediyor. Grup, yatırımcılar başta olmak üzere karbon yönetimi performansını CDP İklim Değişikliği Raporlaması ile tüm paydaşlarıyla paylaşıyor.

Zorlu Enerji, TÜSİAD ve REC Türkiye öncülüğünde kurulan İklim Platformu’nun bir üyesi. Ayrıca, her yıl Birleşmiş Milletler tarafından Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) üzerinden düzenlenen İklim Zirvelerini yakından takip ediyor.


Zorlu Enerji, küresel çapta şeffaflık için Küresel Raporlama Girişimi (GRI) tabanlı sürdürülebilirlik raporunu yayımlayan ve iki yılda bir paydaşlarına çevresel, sosyal ve ekonomik performansını raporlayan ilk enerji şirketi. Ayrı zamanda Paris İklim Zirvesi’nden üç yıl önce 2˚C Bildirisi’ne imza atan ilk enerji şirketi.

“Karbon Ayak İzi”ni azaltmak için neler yapılıyor?

Zorlu Enerji, gerek sosyal gerek çevresel adalet için geliştirilen uluslararası standartları (ISO 9001, ISO 14001, ISO 27001, ISO 14064, ISO 14046 ve SA 8000) benimseyerek, bu standartları sıkı sıkıya takip ediyor.

Karbon ayak izini azaltmak amacıyla 2010 yılında başlattığı “Sıfır Karbon Ayak İzi Ormanları” projesi ile bugüne kadar 140 bin fidandan oluşan ağaçlandırma çalışması gerçekleştirdi. 2019 yılında 90 bin fidan daha dikilmesi hedefleniyor.

Zorlu Enerji, rüzgâr elektrik santrallerinde sağladığı karbon azaltımı ile gönüllü karbon piyasalarında satış yaparak karbon ticaretini destekliyor. Tüm rüzgâr elektrik santrallerinin iklim dostu olduğu, aldıkları Gold Standart sertifikalarıyla tescilli.

Zorlu Enerji, yenilenebilir ve temiz enerji kaynakları ile iklim değişikliği konusunda farkındalık sağlamayı da kurumsal bir sorumluluk olarak ele alıyor. Şirketin 2010 yılında sektöründe bir ilk olarak başlattığı “Enerjimiz Çocuklar İçin” projesi, bugüne kadar 200 bin ilk ve ortaokul öğrencisine ulaştı.

Zorlu Enerji, ayrıca Türkiye’nin ilk yeşil kredisine imza atan kuruluş. Kendi kategorisinde dünyada yalnızca beş örnekten biri olan bu kredi anlaşması, Haziran ayında Londra’da düzenlenen EMEA Finance Awards’ta “En İyi Yeşil Kredi Ödülü” kazandı.

Karbon salımını azaltma yolunda kararlı adımlar

Zorlu Enerji, ihtiyacımız olan elektriği, sürdürülebilir olmayan kaynaklar yerine dünyaya hayat veren ve her gün yeniden doğan, sonsuz güneş enerjisinden üretmek için yatırımlarını sürdürüyor. Grup, gelişen güneş enerjisi sistemlerinin her alanında var olmak ve ihtiyaç duyulan çözümleri geliştirmek için çalışmalarına devam ediyor.

Jeotermalde Türkiye’nin en büyük yatırımcısı olan Zorlu Enerji, jeotermal sahalarında sürdürülebilirliğin sağlanması için karbondioksit ve benzeri gazların emisyonların sıfıra indirilmesi için projeler gerçekleştiriyor. Grup, bu kapsamda Avrupa Birliği Horizon 2020 programı kapsamında GECO (Geothermal Gas Emmisson Control - Jeotermal Gaz Emisyonlarının Kontrolü) projesine kabul edilerek, hibe desteği almaya hak kazandı.

Zorlu Enerji, yeni markaları ZES ve electrip ile temiz ve yenilenebilir teknolojilere yatırımlarını stratejik olarak yönlendiriyor, geleceğin enerji şirketi olma vizyonunu yeni yatırım ve hamlelerle destekliyor.

Hayata geçirdiği verimlilik projeleri ile geçtiğimiz yıllarda arka arkaya Düşük Karbon Kahramanı seçilen Zorlu Enerji, son olarak ZES markasıyla Nisan ayında düzenlenen 6. İstanbul Karbon Zirvesi’nde bir kez daha “Düşük Karbon Kahramanları Ödülü”ne layık görüldü. Zorlu Enerji CEO’su Sinan Ak, sürdürülebilirliği işlerinin bir parçası olarak değil, bütünü olarak ele aldıklarını söyleyerek şöyle konuştu: “Yenilenebilir enerji başta olmak üzere enerjinin her alanında yatırımlarımıza ve projelerimize devam ederken, bir yandan da yaptığımız her işte çevreye, doğaya, insana ve topluma değer katmaya odaklanıyoruz."