#GururlaYürüyoruz

Vestel, büyük mücadeleyi
100. yıl filmiyle andı

Vestel, Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 100. yılının kutlandığı 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı için özel bir reklam filmi hazırladı. Atatürk’ün Samsun’dan başlayan Milli Mücadele yolculuğunu anlatan filmi, Sundance Film Festivali’nden ödül alan Tolga Karaçelik yönetti.

Vestel’in Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 100. yılı için hazırladığı reklam filmi gerçek bir hikâyeye dayanıyor. Ülkenin işgalden kurtulması için 16 Mayıs 1919’da Bandırma vapuruyla İstanbul’dan yola çıkan Atatürk, Milli Mücadele’yi başlatmak için 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basar. İlerleyen günlerde Atatürk ve beraberindeki kurmayların Havza’ya gitmesi gerekir. Bu yolculuk, imkânsızlıklar ve ülkenin içinde bulunduğu koşullar nedeniyle büyük zorluklar taşımaktadır. Ancak hiçbir şey Atatürk ve beraberindekileri Havza yolundan geri döndüremez. Gençlik Marşı da ilk kez o gün Atatürk’ün ağzından duyulur.

2 farklı set, 20 günlük hazırlık ve 100 kişilik ekip

Milli Mücadele’nin fitilini ateşleyen bu gerçek hikâyenin işlendiği film, Concept reklam ajansının imzasını taşıyor. Yönetmen koltuğunda Sundance Film Festivali'nden “Büyük Jüri Ödülü” ile dönen Tolga Karaçelik’in oturduğu film için 20 günlük hazırlık sürecinin ardından 2 farklı set kurulurken, 100 kişilik bir ekip emek harcadı.

DENİZ ERGİN

Kreatif Direktör/ Concept


“Hedefimiz herhangi bir 19 Mayıs filmi yapmak değildi. ”

Fikre dair ilk kıvılcım hakkında konuşalım. O andan filme gelene kadar geçilen süreç nasıldı?


İçinde Mustafa Kemal Atatürk olan bir konuya sadece bir “iş” olarak bakmak mümkün değil. İnsan ister istemez işten öte bir sorumluluk hissediyor. Çok daha derin, çok daha detaylı ve çok daha duygusal bakıyor. Dolayısıyla daha ince eleyip sık dokuyor. Brief geldiği andan itibaren de böyle oldu.


Öncelikle bizim hedefimiz herhangi bir 19 Mayıs filmi yapmak değildi. Gerçekten bir hikâyesi, bir derdi, bir mesajı olan bir film yapmak istiyorduk. Çalışmaya başladığımız ilk dakikadan beri aradığımız şey buydu. Elimizde zaten “Gururla Yerli” ile özdeşleşmiş bir marka vardı. Biz de bu konsepti devam ettirecek, sahiplenebileceğimiz, 19 Mayıs’ın 100. yılı ve markanın değerleri ile örtüşebilecek bir film arayışındaydık.

Tabii ki bu süreçte konuştuğumuz onlarca fikir oldu. Ancak Atatürk ve Gençlik Marşı’yla ilgili bu gerçek hikâyeyi gördüğümüz anda bütün ekip olarak heyecanlandık. Bu brief’in hakkı budur dedik ve yanına alternatif bile koymadan sunduk.


Nitekim hikâyeyi duyar duymaz markamızın da gözleri parladı. Aradığımız şeyi bulduğumuza emin olduk ve o saniyeden sonra hep beraber bunu nasıl hakkıyla yapabileceğimize kafa yormaya başladık. Bu süreçte ajans, prodüksiyon şirketi, yönetmen ve marka olarak hep birlikte çalıştık. İşin içinde bulunan herkes aynı özveri ve heyecanla çalışınca da ortaya hepimizin gurur duyduğu “Yürüyelim Arkadaşlar” filmimiz çıktı.

TOLGA KARAÇELİK

Yönetmen


“Milli Mücadele’nin başladığı günün duygusunu izleyenlere aktarmamız gerekiyordu.”

Prodüksiyon ve cast’a bir parantez açalım. Nasıl bir ekiple, ne kadar sürede ortaya kondu iş? Ata’nın cast’ı için öncelikleriniz ve hassasiyetleriniz nelerdi?


19 Mayıs, Atamızın Milli Mücadele’yi başlattığı gün. Mücadelenin başarılı olduğunu bugün biliyoruz, ama Atatürk Bandırma Vapuru’na bindiğinde, ileride başaracağı şeyler, ülkesi adına kurduğu çılgın hayallerden ibaretti. Samsun’a çıktıktan sonra, önündeki uzun yolda sayısız engelle karşılaşacağını biliyordu. Ve bu noktada elinde, kendine olan inancı ve kararlılığından başka bir şey yoktu.


Cast araştırması yaparken de bu noktaya odaklandık. Atamızın kararlılığını ve ülkemizin geleceği için sahip olduğu umudu doğallıkla yansıtabilecek birine ihtiyacımız vardı. Önceliğimiz tam olarak Ata’ya benzeyen biri değildi; değerli make up artist Derya Ergün ile Atatürk’e benzetebileceğimiz yüz hatlarına sahip oyuncuları belirledik ve aradığımız tüm özellikler Arda Aydın’da birleşti.


Bu hikâyeyi anlatmak hem benim hem de Anima İstanbul için çok önemliydi. Milli Mücadele’nin başladığı günün duygusunu izleyenlere aktarmamız gerekiyordu. Bunun için de hem filmin görsel dünyasını hem de atmosferini doğru kurmak zorundaydık.

O dönemde Mustafa Kemal, Havza’ya gitmeden önce Mıntıka Otel’de kalıyordu. Bir kaç gün önce Samsun’a gelmiş ve buraya yerleşmişti. Ama hepimizin aklındaki görsel Samsun’a Bandırma vapuru ile çıkışıydı. Bu yüzden de filmin başlangıcındaki yola çıkış anını limana taşımak istedim.

Sanat yönetmeni Özkan Çimenli ve Anima İstanbul yapım ekibi, Maltepe’de gerçek bir limanda dönem dekorumuzu oluşturdu. Limana gemi çekildi. O döneme ait sandık, yük, halat, aydınlatma, kamyonet gibi aksesuarlar bulundu, üretildi ya da eskitildi. Post prodüksiyonda limandaki gemi Bandırma Vapuru ile değiştirildi. Havza yolu İstanbul’da, Tepeören’de çekildi. Burası yakınından istediğimiz mavi sabah etkisini alabileceğimiz karanlığa sahip, şehirden uzak, bakir bir bölgeydi. Post prodüksiyonda kadraja giren tüm modern zaman objeleri silindi.


Projenin başından sonuna kadar olan süreçte 180 kişi çalıştı. Hepimizin gururlandığı, reklam gibi olmayan bu reklam filmi için Concept’e ve Vestel’e çok teşekkür ederiz.

TUNÇ BERKMAN

Vestel Pazarlama GMY / Mobil Ürünler Satış & Pazarlama GMY


“Gurur duyduğumuz bir konu da 100 yıl önce Milli Mücadele’yi başlatan Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden yürümek.”

Prodüksiyon ve cast’a bir parantez açalım. Nasıl bir ekiple, ne kadar sürede ortaya kondu iş? Ata’nın cast’ı için öncelikleriniz ve hassasiyetleriniz nelerdi?


Özel günler konusu hassas bir konu. Yapılan iş markanın değerleri ile örtüşmediği zaman sonuç ne yazık ki sürdürülebilir ve samimi olamıyor. Adı üstünde, gün özel olunca beklenti de artıyor. O konu hakkında daha önce söylenmemiş bir şeyler bulmak, farklılaşmak, onlarca iletişim arasından sıyrılmak ve elbette bunları yaparken markanın DNA’sındaki değerden vazgeçmeden yapmak gerçekten zor. Ama biz de bugüne kadar bu tarz iletişimlerde hep fark yaratan işler peşinde olduk. Örneğin Sevgililer Günü ve Anneler Günü’nde yaptığımız “Satmıyoruz” iletişimleriyle rekabetten ayrıştık.


19 Mayıs işinde de hedefimiz buydu. Bu sene 100. yılını kutladığımız 19 Mayıs’ta birçok markanın iletişim yapacağını tahmin ediyorduk. Amacımız hem bu yoğunluktan sıyrılmak, hem de temeli gerçeğe dayalı etkili bir hikâye anlatmaktı. Mustafa Kemal Atatürk’ün de içinde bulunduğu gerçek bir hikâyeye hayat vermek bizim için değerli bir tercih oldu. Hikâyeyi çoğu kişinin bilmemesi, işin prodüksiyon kalitesi ve sonunda hepimizin çok sevdiği Gençlik Marşı’na bağlanması bizim artılarımız oldu. Amacımız, duygulara dokunan bir iş yapmaktı ve sanırım bunu başardık.


Projenin medya planlamasına da ayrı bir önem verdik. Amacımız, böyle bir işle herkesi kucaklamaktı. Dijital platformlar bu iş için ideal alanlar olmasına rağmen biz daha geniş kitlelere ulaşmak için TV’yi de plana dahil ettik. Masthead’ler dışında örneğin Onedio’da yaptığımız projeyle tüketicilere videomuzu göstermeden önce “19 Mayıs’a git” butonuyla o dönemin ruhunu yaşattık. Ayrıca Onedio’nun haber içeriğine müdahale ederek, 19 Mayıs günü haber akışını günün anlamına uygun hale getirdik.

Bu iletişime özel olarak “Gururla Yerli”de de küçük bir revizyona gittiğinizi gördük. “Gururla Yürüyoruz” nasıl karşılık buldu sosyal medyada?


“Gururla Yerli” söylemi markamızın DNA’sından çıkmış bir platform. Biz Vestel olarak altına imza attığımız her işi gururla yapıyoruz. Avrupa’nın en büyük fabrikası olmak, yerli üretime inanmak, kadınların markamıza sağladığı katma değer hep gurur duyduğumuz konular.


Gurur duyduğumuz bir başka konu da tabii ki 100 yıl önce Milli Mücadele’yi başlatan Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden yürümek. Dolayısıyla bu işe özel sloganımızı “Gururla Yürüyoruz” olarak kullandık. Sosyal medyada da organik olarak sloganımız 2,7 M kişiye erişti. Ünlüler de dahil olmak üzere birçok kişi filmimizi “Gururla Yürüyoruz” hashtag’i ile paylaştı.

Ayrıca bu hashtag’e karar vermeden önce, bu kapamda yapılan tüm işleri ve söylemleri araştırdık.Boomsonar üzerinden yaptığımız incelemeyle en doğru ve markamızla en uyumlu söyleme ulaştık.

FEZA TURUNÇOĞLU

Vestel Pazarlama İletişimi ve Perakende Pazarlama Grup Müdürü


“Reklam filmimizle YouTube’da 1,5 milyon; Facebook’ta 3,3 milyon; Twitter’da ise 2,7 milyon kişiye eriştik.”

Film yayına gireli henüz çok uzun bir süre olmadı ama aldığınız geri bildirimler nasıl?


Uzun dönemdir sahiplendiğimiz ve markayla çok yüksek oranda özdeşleşen “Gururla Yerli” konseptinin pekiştirilmesi adına bu proje bizim için önemliydi. Tabii böyle olunca işimizi şansa bırakmadık, kampanya öncesinde araştırmalarımızı yaptık. Zaten tüm işlerimizde araştırmaların gücüne inanıyoruz. Burada da beklediğimiz olumlu geri dönüşleri alınca yolumuza devam ettik.

Kampanya sonrasında ise ilk izlenimleri genelde ailelerimizden, kurum şirketlerimizden ve sektördeki arkadaşlarımızdan alıyoruz. Her iki tarafta da çok ama çok olumlu geri dönüşler oldu. Sosyal medyadan da takip ettiğimiz kadarıyla herkesin gurur duyduğu, tüyleri diken diken eden bir projeyi hayata geçirdik.


Sosyal medya kullanıcıları #GururlaYürüyoruz hashtag’iyle birlikte reklam filmimizi paylaşıp, sahiplendiler. İzlenmeler devam etmekle birlikte, sosyal medya yansımalarına bakarsak: YouTube’da 1,5 milyon; Facebook’ta 3,3 milyon; Twitter’da ise 2,7 milyon kişiye eriştik. İletişimimizin genel algısını da yüzde 83 oranında pozitif olarak ölçümledik.