imece 3. Destek Programı başladı
imece, yeni süreçte eşitsizliklerin azaltılmasına odaklanacak

Toplumsal meselelere çözüm üretmek isteyenleri bir araya getiren sosyal inovasyon platformu imece, Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma için belirlediği 17 hedef arasında yer alan “Nitelikli Eğitim” ve “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” meselelerinin ardından “Eşitsizliklerin Azaltılması” hedefine yönelik 3. Destek Programı’nı başlattı.

Sosyal meseleler etrafında bir araya gelen birey ve kurumları, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler üretebilmesi için çeşitli kaynaklarla buluşturan sosyal inovasyon platformu imece, 30 Nisan günü düzenlenen etkinlik ile 3. Destek Programı’nın kapsamını açıkladı. Daha önceki mesele süreçlerinde olduğu gibi Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri arasından belirlenen “Eşitsizliklerin Azaltılması” hedefi, yeni mesele sürecinin ana başlığını oluşturuyor.

Dezavantajlı grupların ekonomik ve sosyal olarak güçlendirilmesi, herkes için erişilebilir eğitim, iş ve sosyal imkânları sağlama ve mültecilerin ihtiyaçlarının karşılanmasını kolaylaştıracak sosyal girişimlerin hayata geçirilmesi gibi hedefler içeren 3. Destek Programı, Zorlu Holding’in ana partnerliğinde ve İTÜ Çekirdek’in stratejik partnerliğinde yürütülecek.

Programa başvuru sonucu seçilecek sosyal girişimler, imece ve İTÜ Çekirdek ortaklığındaki kuluçka programında girişimlerini geliştirme fırsatı elde edecek; ayrıca mentorluk, çalışma alanı, eğitim, ekosisteme erişim, kurumsal işbirliği ve hibe kaynaklarından yararlanabilecek.

30 Nisan’da uluslararası kalkınma kuruluşları, özel sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşlarından uzman isimlerin katılımıyla düzenlenen etkinlikte 3. Destek Programı’nın kapsamı açıklanırken, eşitsizliklerin azaltılması için çalışan sosyal girişimcilere canlı yayınla 24 Haziran tarihine kadar başvurmaları için açık çağrı yapıldı.

Zorlu Holding Kurumsal İletişim Genel Müdürü Aslı Alemdaroğlu

“Son 30 yıl içerisinde alt ve üst gelir seviyeleri arasındaki fark en sert noktaya ulaştı.”

Gerek jeopolitik gerek ekonomik dünya üzerinde çok ciddi sorunlar olduğunu söyleyen Zorlu Holding Kurumsal İletişim Genel Müdürü Aslı Alemdaroğlu, “Uluslararası sistemde büyük çatlaklar var. Hızla artan eşitsizlikler söz konusu. Bir düşünce kuruluşunun, bir sivil toplum kuruluşunun tek başına çözemeyeceği, işbirliği gerektiren, kompleks sorunlar bunlar. Küreselleşme akımları, geçtiğimiz 20-25 senede dünya genelinde refah seviyelerinde iyileşmelere yol açsa da sağlık, eğitim, güvenlik, barınma ve beslenme gibi çok çeşitli başlıklarda eşitsizliklerdeki azalma bu paralelde gitmiyor. Eşitsizliklerdeki sıkıntılar devam ettiği sürece, dünya üzerindeki yoksulluk ve benzeri problemlere çözüm bulmanın mümkün olmadığını hepimiz görüyoruz,” dedi.


OECD rakamlarına göre son 30 yıl içerisinde alt ve üst gelir seviyeleri arasındaki farkın en sert noktaya ulaştığına, en yüksek gayri safi yurtiçi hasıla artışı olan ülkelerde en yüksek ekonomik eşitsizliklerin yaşandığına, yani faydaya herkesin eşit erişemediğine değinen Alemdaroğlu, “Bu anlamda bakıldığı zaman artık bazı şeyleri daha farklı yapmamız gerektiği ortaya çıkıyor. Belki de mevcut problemlere aynı yöntemlerle değil, farklı bakış açılarıyla çözümler getirmemiz gerekiyor. Hepimizin artık kabul etmesi gereken bir şey var: bütün bireylerin ait oldukları toplumların kültürel ve sosyal yapıları içerisinde eşit haklara sahip olması, hepimizin bunu yönetmesi gerekiyor. Bunları yönetemediğimiz noktada da sosyal kutuplaşma, sosyal gerilimler, sosyal kapitalin erozyonu, adaletsizlikler, çatışmalar ve göçler, çözülmesi her geçen gün daha zorlaşan konular olarak karşımıza çıkmaya devam edecek,” dedi.

“2050 yılına kadar 200 milyon kişi göç etmek zorunda kalacak”

Aslı Alemdaroğlu, konuşmasında imece’nin “Eşitsizliklerin Azaltılması” başlıklı 3. Destek Programı kapsamında bulunan mülteciler ve engellilik ile ilgili güncel veriler de paylaştı. Geçtiğimiz bir yıl içerisinde dünya üzerindeki mülteci sayısının yüzde 10 arttığına dikkat çeken Alemdaroğlu, 2050 yılına kadar kaynakların azalması, iklim değişikliği ve suya erişim gibi sorunlar nedeniyle tahminen 200 milyon kişinin evini, ait olduğu toplumu ve topraklarını terk etmek zorunda kalacağını belirtti.


Dünya Sağlık Örgütü rakamlarına göre bir milyardan fazla insanın, yani dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 15’inin bir tür engellilik ile yaşadığının da altını çizen Alemdaroğlu, “Dünya üzerindeki engelli nüfusun yüzde 87,8’i, yani 3 milyon 540 bin engelli, istihdam süreçleri dışında. Engelli bireylerin çalışma hayatı dışında kalması, ülkelerin ekonomisi için oldukça maliyetli ve bu maliyet ülkelerin gayri safi yurtiçi hasılalarının yüzde 3-7 oranlarında değişiyor. imece’nin yeni destek programında eşitsizliklerin azaltılmasına odaklanarak, bu konuda yaşanan pek çok sorunun çözülmesine yönelik fikirler geliştiren girişimcileri desteklemeyi, erişilebilirlik ve engellilik ile mülteciler konusuna odaklanıp, toplumun her kesimindeki eşitsizliklerin azaltılması adına farklı müdahaleler tasarlayan sosyal girişimcilerin desteklenmesini çok kıymetli buluyorum,” dedi.

imece Direktörü Buğra Çelik

“Eşitsizlikler azalmadıkça, yoksullukla mücadele ve herkes için sürdürülebilir kalkınmadan bahsetmek mümkün değil.”

imece Direktörü Buğra Çelik ise yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Türkiye’de ve tüm dünyada sağlık, eğitim, gelir dağılımı gibi birçok alanda eşitsizlikler var olmaya devam ediyor. Engelli bireyler, eğitim ve iş imkânlarından eşit biçimde yararlanamazken, toplumda engelli bireylerin fiziksel ve sosyal ihtiyaçları çoğunlukla görmezden geliniyor. Bunun yanı sıra mülteci topluluklar, göç ettikleri ülkelerde hayat şartları, sağlık ve eğitim gibi birçok farklı alanda ayrımcılığa maruz kalıyor. Bu eşitsizlikler azalmadıkça, yoksullukla mücadele ve herkes için sürdürülebilir kalkınmadan bahsetmek mümkün değil.

Bu nedenle biz de imece olarak, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nden biri olan Eşitsizliklerin Azaltılması’na odaklanıyoruz. Bugüne kadar Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmaya yönelik çözümler üreten girişimcilerle birlikte 7 aylık iki ayrı destek programını tamamladık. Ayrıca sosyal girişimleri kitlesel fonlamaya hazırlayan eğitimler düzenledik. Bu süreçlerde 24 sosyal proje ve girişim ile kuruluş aşamasından itibaren yakın çalışmalarda bulunduk. Burada edindiğimiz tecrübeleri “Eşitsizliklerin Azaltılması” destek programına da taşıyacak, sosyal girişimcilerin yanında olacağız. Girişimcilerin, eşitsizliklerin azaltılmasına yönelik meselelerdeki çözümlerini büyük bir heyecan ve merakla bekliyoruz.”

İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Deniz Tunçalp

“Sosyal sorunların çözümüne odaklanan girişimlerin başarıya ulaşması için uygun ortam bulmasını çok önemsiyoruz.”

İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Deniz Tunçalp ise yaptığı açıklamada, İTÜ Çekirdek’te, bir teknoloji girişiminin ihtiyaç duyacağı eğitim, satış, yatırımcı ve iş ağlarına erişim gibi destekleri bir arada sunduklarını ve bugüne kadar toplamda 1.700’den fazla girişime ve 4.000’den fazla girişimciye destek olduklarını söyledi. Tunçalp, sözlerinin devamında, “İTÜ ARI Teknokent olarak, girişimcilik ekosisteminin derinleşmesi için tüm gücümüzle çalışıyoruz.

Sosyal girişimlerin bu noktada dezavantajlı olmaması, sosyal sorunların çözümüne odaklanan girişimlerin başarıya ulaşması için uygun ortam bulmasını çok önemsiyoruz. Benzer amaçlarla çalışan imece’nin bu kapsamda stratejik partneri olmaktan mutluyuz. Bu işbirliği sayesinde, alanında başarılı sosyal girişimcileri İTÜ Çekirdek sürecine dahil ederek, onların Big Bang imkânı ile buluşmaları ve sonrasında başarıya ulaşmaları için biz de destek olacağız,” dedi.